Şubat
ayının ilk haftasında Bakır Gençlerbirliği Spor kulübü yöneticisi bir kardeşimiz telefonla beni arayarak kulübün kuruluşu ve tarihçesini anlatmamı ve bunun Bakır Belediye Başkanlığı’nın kurduğu İnternet sitesinde yer alacağını söyledi. Bakır benim için Dünya’ nın en güzel yeri,en sevimli insanlarıyla daima gurur kaynağı olmuştur. Bu isteği alınca yıllar öncesine gittim. Gençliğim ve Bakır’da yetişen ülkemize büyük katkılarda bulunan insanlar sabahtan akşama kadar kavurucu sıcakta güneş altında ter döken akşam evine geldiğinde bir güzel yıkanıp,itina ile giyinip camiye ,kahveye giden sadece vatandaşlarımız gözümün önüne geldi ve heyecanlandım.
1946 yılında Bakır’ dan iki genç biri Balıkesir Ortaokulu öğrencisi Orhan DAUT (3. Dönem Milletvekili) diğeri Manisa Ortaokulu öğrencisi Veli BAKIRLI (3-4.Dönem Milletvekili) bu gençler futbol topunu ilk defa okullarında tanımışlardır.Ayrıca o yıllarda Beydere Teknik Ziraat okulunda okuyan Selahattin SEYHAN da (Hacı Selahattin) futbolla yakından ilgilenmektedir.
O yıllarda ülkemizde köy enstitüleri vardı. Oradan mezun olan ve Bakır’ da sağlık memurluğu görevini yürüten Hacı Hulusi Kamalı (Kamalı Efe’nin yeğeni) da futbolu biraz tanıyordu. Yaz tatilinde okuldan döndükten sonra emsallerimiz olan Veli Boz , İsmail Tahtalı,Celal Limoncu,Ayhan Pala,Mustafa Kasapoğlu (Kültür Bakanlığınca hatıraları yayınlanmış olan Milli Mücadelenin Milis Albayı Hüseyin Kasapoğlu ‘ nun küçük oğlu) ve adını burda sayamadığım birçok arkadaşım küçücük toplarla şimdi futbol sahası olan Alan dediğimiz yerde ve Atatürk İlkokulunun bahçesinde maçlar yapardık.Gençlik hareketlerinin daima öncülüğünü yapmış köyümüze ilk PTT şubesinin açılmasında büyük katkısı olan ve köyümüzün muhtarı merhum Ahmet Yıldırım (Belediye eski başkanı İlhami Yıldırım’ın amcası) ile yine bize kucak açan Laz Ali lakaplı Ali Kandır ,Kazım Erkandır büyüklerimiz bize sahip çıktı. Bir büyük şansımızda PTT müdürümüz Suphi Alpayım İstanbul Vefa kulübünün eski futbolcularındandı. Ayrıca milli mücadelenin süvari Yüzbaşılarından Zeki Bey’in oğlu Feridun Torhak uzun boyu ve futbola olan yatkınlığı ile ön plandaydı.
Ama halkımız bu spor dalını tam olarak benimsememiş ve fazla ilgi göstermemişti. Bizler kendi imkanlarımızla küçük terzi Mehmet’in dükkanını kiralayarak kulüp binamızı hizmete sunmuş olduk.
Akşamları kendi aramızda yirmi beş kuruşa tombala çektirerek toplanan parayı kulübün kasasına bırakıp az da olsa kulüp bütçesine katkı yapar hem de çok hoşça vakit geçirirdik. Artık kulübe resmiyet kazandırma zamanı gelmişti. Bunun için tüzüğümüzün bir gazetede yayınlanması gerekiyordu. Ahmet Yıldırım bu işlerle beni görevlendirdi. Bende en ucuz bu işin üstesinden nasıl gelebileceğimi araştırmaya başladım. Önce Öz Fenerbahçe dergisini çıkaran Milli takım eski kalecilerinde merhum Cihat Arman ‘ a bir mektupla bu tüzüğü kaça yayınlayacaklarını sordum. Gelen cevaptaki fiyat bizim bütçemizi aşıyordu. Daha sonra birçok alternatifi gözden geçirdik. Ahmet Kasapoğlu (ileri ki yılların hakim ve ağır ceza reisi) kendisinin de yardımlarıyla bir müsamere tertip etmemizi önerdi. Kırkağaç halk evinden aldığımız tiyatro perdeleri ile Atatürk İlkokulu’nun bahçesinde bir sahne hazırlayarak köyümüz gençlerinin katkıları ile bir oyunu sahneledik. Bütçemizin biraz geliri artmıştı.
Bir akşam kulüp binamızda otururken eli çantalı iki adam yanımıza gelip kendilerini gazeteci olarak tanıttılar. Hangi gazetedensiniz diye sorunca İstanbul da haftalık yayımlanan Yeni İz diye cevap verdiler. Ahmet Yıldırım bu ismi beğenmedi. Gazetenin adını İleri Adım olarak değiştirmeyi önerdi. Ancak bunun zor olduğu anlaşılınca üç aşağı beş yukarı pazarlıkla tüzüğümüzün burada yayınlanmasında anlaştık. İşte Ahmet Yıldırım ‘ın başkanlığında ilk yönetim kuruluda oluşmuştu. Tabi Manisa daki Yıldırım spor ,Sakarya spor ve Manisa Gençlik in bir araya gelmesiyle Manisa spor kurulunca biz bölgenin ilk federe kulüplerinden biri haline geldik. Aramızda topladığımız paralarla merhum Talat Culum u bir arkadaşımızla birlikte İzmir e malzeme almaya yolladık. Forma ayakkabı ve topumuzda gelince hepimiz çocuklar gibi sevinmiştik. Tabi bazende Veli Boz arkadaşımızın eski çizme konçlarından yaptığı topa benzeyen nesnelerle de maça çıkardık. Kulübümüzün ilk renkleri yeşil – siyahtı. Nedeni ise her arkadaş kendi tuttuğu takımın rengini isteyince bulunan bir orta yolla bu renkleri seçmiş olduk. Kulübün ilk adı Yıldırım spor du. Ancak 1950 de iktidar değişince Ahmet Yıldırım siyasi yapısından dolayı kongre de bazı arkadaşlarının değişiklik önergesi üzerine ben söz alarak renklerimizin yeşil – beyaz ismimizin de BAKIR GENÇLERBİRLİĞİ SPOR KULÜBÜ olmasını teklif ettim. Kabul edildi. Bunda halen süper ligde bulunan Gençlerbirliği spor kulübüne olan sempatim önemli rol oynamıştır. Futbol takımızın ilk kadrosunda şu arkadaşlar bulunuyordu.: kalede sıhhiye Hulusi , Veli Boz , Orhan Kamalı (Kamalı Efenin yeğeni) , Celal Limoncu, İsmail Tahtalı, Veli Bakırlı, Orhan Daut, Selahattin Seyhan, Feridun Torbak, Talat Culum, Sulhi Alpayım ve diğer bazı arkadaşlarımız...
Bu takımla Kırkağaç,Soma,Kınık takımları arasında maçlar yapar kah başarılı kah başarısız olurduk. Aslında kulübümüzün anıları ve gerçekleri o kadar çok ki bunu yazmayı göze alamıyorum. İnşallah ileride yazmayı düşündüğüm “Bizim Köyün Diplomatları” dlı anı kitabımda daha geniş bilgi sunmayı düşünüyorum. Burada adını anmayı unuttuğum arkadaşlarım var ise onlardan çok özür diliyorum. Efeler diyarı köyümüzün spor kulübüne katkıda bulunan tüm kardeşlerime saygılarımı sunuyorum. Bir vesile ile elimizden tutan bizleri yetiştiren büyüklerimizden ahirete intikal edenlerin de rahmetle anıyorum...
Veli BAKIRLI
14-15 . Dönem Manisa Milletvekili
|